|
|
 |
***** ÇİZGİLERİN DİLİ *** (Siyah + Beyaz) KARAKALEM RESİM ÇALIŞMALARI ***** GALERİME HOŞ GELDİNİZ...(Web Site -Mayıs/2005 *** Son Güncelleştirme-28/MART/2008) 5-Sayfayıda dolaşmanızı TAVSİYE EDERİM...
 NECİP KÖNİ *** ÇİZGİLERİN DİLİ *** ÖZ GEÇMİŞİM ***
Bendeniz NECİP KÖNİ, 1949 yılının Ekim ayının 3.cü günü Adana vilayetinin merkez ilçesi Türkocağı mahallesinde oniki odalı,büyük bir iç bahçe ve avlusu olan eski bir ,Ermeni ustalarının yapmış olduğu Adana evinde doğmuşum. Babamın ailesi ;büyükbabam ve babaannem tarafı, Osmanlı devletindeki eski Tuna vilayetinin Lofça ve Rusçuk kazalarından ,Annemin ailesi ;anneannem tarafı gene Tuna vilayetinin Vidin kazasından (Şimdiki Bulgaristan`ın kuzey-batı bölgesi) dedem ise Anadolu Selçukluları Oğuz kıyı boyu kolları olan Farsaklardan (Şimdiki Adana vilayeti Kozan kazasından) gelmektedir. Ayrıca, rahmetli Prof. Oğuz Remzi ARIK dedemin erkek kardeşinin oğludur. İnşaat Mühendisi olup,evli ve iki çocuk babasıyım.Halen ADANA'da ikamet etmekteyim. |
**********SANAT..! YAŞAYARAK YAPILIR....SANAT..! OKUYARAK ÖĞRENİLİR..! **********Çizgilerin Dili - KİTABIMIN ÇALIŞMALARI DEVAM ETMEKTEDİR...!
 | FATİH SULTAN MEHMET - (30 Mart 1432 – 3 Mayıs 1481) Osmanlı padişahlarının yedincisi olan Fatih Sultan Mehmet, 30 Mart 1432'de Edirne'de doğdu. Babası Sultan II. Murat, annesi Hümâ Hatun'dur. İlk olarak 1444 -1446 yılları arasında, ikinci olarak da 1451 - 1481 yılları arasında, 32 yıl padişahlık yapmıştır. Roma İmparatorluğu'nun Sezar ünvanını talep eden ilk Osmanlı hükümdarıydı. Sultan Mehmet, 1453 yılında İstanbul'u fethetmiş, döneminde iki yüzden fazla şehir Osmanlı topraklarına katılmıştır.Vefatı sırasında devletin sınırları 2.214.000 kilometrekareye ulaşmıştır. Tarihsel kaynaklar Fatih Sultan Mehmet Han'ın padişahın, Batı Roma İmparatorluğu'nun geleneksel toprakları olan İtalya'nın fethi için harekete geçtiği sırada, Yahudi asıllı bir doktor tarafından zehirlenerek öldürüldüğü hakkında görüşler vardır. Öldüğünde 50 yaşında bulunan sultanın cenazesi daha sonra İstanbul'a getirilerek, kendi yaptırdığı Fatih Camii avlusuna gömülmüştür.
|
 | TARSUS - KLEOPATRA KAPISI (YIL-1920)--M.Ö. Ünlü ROMA İMPARATORU jul SEZAR ile MISIR KRALİÇESİ KLEOPATRA'nın buluştuğu tarihi mekan
Kleopatra M.Ö 69`da iskenderiyede dogdu.Aslen yunanlı olan 3.Kleopatra babası 11.Ptolemaios`un vasiyeti üzerine kardesi ile evlendi.Babası öldügünde 18 yasında olan Kleopatra tahta cıktı. Halkın içine girebilmek ve halkın kendisini benımsemesi için kendini mısır dinine verdi.Kardesi tarafından iktidardan uzaklaştırılıp sürgüne yollandı .Kleopatra iktidara yanında büyük Roma imparatoru SeZaR ile geri döndü. (Kleopatra bir halı içinde Sezar`ın sarayına girmiş ve bu büyük kralı kendine aşık etmişti....) O sırada SeZaRdan bir cocugu oldu ve minik Sezarius`u alıp Romaya gitti. Kleopatra`nın en büyük hayali iki imparatorlugu birleştirip büyük İskenderin hayali olan bilinen tüm dünyaya sahip olmaktdı.M.Ö 44`de Sezar ölünce bu hayallerini ertelemek zorunda kaldı. (ama yanlızca kısa bir süre için..:) |
 | İSTANBUL - GEREK OSMANLI DEVLETİNDE,GEREKSE TÜRKİYE CUMHURİYETİ DÖNEMİNDE HİÇ BİR ZAMAN POPÜLERLİĞİNİ KAYBETMEYEN BEYOĞLU-İSTİKLAL CADDESİ - (Yıl-1959)
Beyoğlu, ilk önceleri bir diplomasi merkezi olarak gelişmiş, fakat daha sonraları yabancı ticaretinin, ekonomik kontrolünün artması ve burada yoğunlaşması sonucu İstanbul'un ticaret merkezi durumuna dönüşmüştür. Ticaretin yanısıra eğlence, kültür kuruluşlarının da burada yer alması ve konumu, bütün İstanbul'un odak noktası olmasını sağlamıştır. 20. yüzyılda Beyoğlu'nda Galatasaray ile Taksim arası önem kazandı. Bu alanda hala bahçeli konakların bulunması ve bunların apartmana dönüşmesi olanağı, buranın gelişmesini sağlamıştır. Ayrıca 1913'de ilk elektirikli tramvayın Beyoğlu'nu Şişli'ye bağlaması Galatasaray-Taksim arasını, Tünel-Galatasaray arasına göre daha merkezi bir duruma getirmiş, Beyoğlu'nun en kolay ulaşılabilir ve gözde yeri yapmıştır. |
 | İSTANBUL - OSMANLI PADİŞAHLARINDAN III.AHMET'in TOPKAPI SARAYI ÖNÜNE YAPTIRMIŞ OLDUĞU SEBİL ÇEŞMESİ
Sultan Üçüncü Ahmet Han, ülkenin imarı için çok çalıştı. Aynı zamanda ilme ve ilim adamlarına çok değer verir ve onları korurdu. Sarayda dağınık yerlerde bulunan kıymetli kitapları bir araya toplayarak beyaz mermer havuzlu bahçede bir kütüphane inşa ettirdi. Annesi için Üsküdar’da Yeni Valide Sultan Camii ve bunun yanında bir sebil, çeşme, sıbyan mektebiyle bir imaret yaptırdı. Galata Kulesini tamir ettirdi. Topkapı Sarayının Bab-ı hümayun kapısı önünde yaptırdığı çeşme, Osmanlı mimarisinin şahane bir eseridir. Kağıthane, Çağlayan Kasrı önünde, Hasköy’de, Aynalı Kavak Kasrı civarında, Üsküdar’da, Üsküdar İskele Camii meydanında klasik tarzda dört cepheli olmak üzere pek çok çeşme inşa ettirdi. 1715’de Galatasaray haricinde bir cami, 1716’da Bebek Camii ile etrafındaki külliyeyi yaptırdı.
|
 | İSTANBUL - (Karaköy-Eminönü) GALATA KÖPRÜSÜ -Haliç Köprüsü - (Yıl-1935)
Galata Köprüsü için ilk girişim II.Beyazıt Dönemi'nde yapıldı; Leonardo da Vinci, Padişahla temasa geçerek bir Haliç Köprüsü tasarımı sundu. Gerçekleştirilmesi teknik olarak imkansız görülen bu tasarımın üzerinden 350 yıl geçtikten sonra ilk Galata Köprüsü 1845 yılında, Sultan Abdülmecid zamanında Bezm-i Alem Valide Sultan tarafından yaptırıldı.Köprüye Cisr-i Cedid, Valide Köprüsü, Yeni Köprü, Büyük Köprü, Yeni Cami Köprüsü, Güvercinli Köprü adları takılmıştı; günümüzde yalnızca Galata Köprüsü olarak bilinmektedir.
1863, 1875 ve 1912 yıllarında yenilenen Galata Köprüsü 27 Nisan 1912'de açılan son köprü, 16 Mayıs 1992'de yandı. Yanan köprü onarıldıktan sonra Balat- Hasköy arasına yerleştirildi ve Karaköy- Eminönü arasındaki eski köprü yerine modern ! bir köprü yapıldı.
|
 | İSTANBUL - KARAKÖY MEYDANI - (Resimin sol tarafı TÜNEL,sağ tarafı ise RIHTIM istikameti-Yönü) (Yıl-1958)
Merhum Reisicumhur (Cumhurbaşkanı) Celal Bayar ve Merhum Başvekil (Başbakan) Adnan Menderes’in tek başına iktidar olduğu Demokrat Parti dönemlerinde İstanbul’da büyük imar yenileme programları ile büyük ölçüde istimlaklar (imar yıkımları) yapılarak yeni geniş caddeler ve büyük meydanlar açıldı.İşte bunlardan bir taneside o dönemlerde istimlak öncesi İstanbul Karaköy meydanıdır.Resimde görüldüğü gibi sol taraf Tünel istikametine,sağ taraf ise Rıhtım istikametine giderdi.Haydarpaşa,Kadıköy,Bostancı ve Adalar vapurları ise Galata köprüsü yanlarındaki doğu iskelelerinden kalkardı. |
 | İSTANBUL - OSMANLI DEVLETİNİN SON ZAMANLARINDA EMİNÖNÜ-MISIR ÇARŞISI (Yıl-1900)
İstanbul'da Eminönü'ndedir. Yeni Camii'nin arkasında ve Çiçek Pazarı'nın yanındadır.İstanbul'un en eski kapalı çarşılarından olan Mısır Çarşısı IV. Mehmet'in annesi Hatice Turhan Sultan tarafından Yeni Camii'ye vakıf olarak yaptırılmıştır. Yapımına Mimar Kasım Ağa başlamış, 1660 yılında Mimar Mustafa Ağa tarafından tamamlanmıştır. Plan I, şeklindedir. Altı kapısı ve 86 dükkanı bulunmaktadır. Son şeklini 1943 restorasyonunda almıştır..1940-1943 yılları arasında İstanbul Belediyesi tarafından restore edilmiştir. Aktarlarıyla meşhur bu çarşıda halen tabii ilaçlar,baharat,çiçek tohumları,nadirbitki kök ve kabukları gibi eski geleneğine uygun ürünlerin yanısıra, kuruyemiş, şarküteri ürünleri, değişik gıda maddeleri yer satılmaktadır. Pazar günleri kapalıdır.
|
 | KONYA - HER YIL DÜZENLENEN ANANEVİ (Alışılagelmiş) MEVLANA (ŞEB-İ ARUS) TÖRENLERİ
Yaşamını "Hamdım, piştim, yandım" sözleri ile özetleyen Mevlâna 17 Aralık 1273 pazar günü Hakk'ın rahmetine kavuştu. Mevlâna ölüm gününü yeniden doğuş günü olarak kabul ediyordu. O öldüğü zaman sevdiğine, yani Allah'ına kavuşacaktı. Onun için Mevlâna ölüm gününe düğün günü veya gelin gecesi manasına gelen "Şeb-i Arûs" diyordu ve dostlarına ölümünün ardından ah-ah, vah-vah edip ağlamayın diyerek vasiyet ediyordu.
|
 | BURSA - OSMANLI DÖNEMİNDE YAPILMIŞ MEŞHUR YEŞİL TÜRBE
Mimarı Hacı İvaz Paşa'dır. Nakkaşları Ali bin İlyas Ali, Mehmed el Mecnun'dur. En dar yüzü 8,45 m, en geniş yüzü 8,87 m olan sekizgen prizma bedene sahiptir. Beden yüzleri beyaz mermerden yapılmış, çerçeve ve ayaklar 3,5 m açıklığı bulunan üzengileri boşta duran sivri kemeleri taşımaktadır. Güney ve Kuzey cepheler haricindekilerde dikdörtgen büyük pencereler ile sivri kemerli alçı pencereler vardır. Günümüze çok az değişikliklerle gelen cephe, girişin doğusündaki ilk yüzdür. Mermer çerçevelerin, sağır kemerlerin ve pencerelerin etrafı geçme rumi motifli bir bordürle kaplıdır. Diğer kısımlar turkuaz renkli çinilerle kaplanmıştır. Pencere alınlıkları koyu lacivert, zemin üzerine ince çizgilerle üç yatay bölüme ayrılmıştır.Bu bölümlerde, ayet ve hadisler yazılıdır. Türbe'ye Yeşile bakan çinilerle kaplı olmasından dolayı Yeşil Türbe ismi halk tarafından verilmiştir. Türbe 328 metrekarelik alana oturur. |
 | BURSA - ULUDAĞ - TELEFERİK HATTI - (Yıl-1963)
Uludağ'a teleferikle çıkmanın keyfi doyumsuzdur. Manzara her mevsim ayrı güzelliktedir.Uludağ'a teleferikle çıkmadıysanız, dağın tadını tam olarak çıkarmış sayılmazsınız. Bu nedenle özel otonuzla bile gitmiş olsanız, aracınızı Teferrüç'teki parka bırakıp, "dağa teleferikle çıkın" . Bursa'da Teferrüç istasyonundan biniyorsunuz. Önce Kadıyayla istasyonuna geliyorsunuz. Buradan Sarıalan'a aktarma yaparak çıkıyorsunuz. Tüm istasyonlarda çay, büfe ve hediyelik eşya satış yerleri bulunuyor.
Her iki istasyon arasında karşılıklı olarak ikişer teleferik kabini çalışıyor. 40 kişilik kabinlerin taşıyabileceği toplam ağırlık 3 tonu buluyor.İstasyonlar arasındaki hat uzunluğu 2.5 kilometre kadar. Teleferik bu yolu 10 dakikada katediyor. Öyle olunca toplam yol 20 dakika sürüyor.
Teleferik 1963 yılından buyana 43 yıldır hizmet veriyor. Gidiş dönüş 4 milyon lira ücret ödeniyor.
|
 | İSTANBUL - GALATA (HALİÇ) KÖPRÜSÜNDEN ANADOLU'dan YENİ GELMİŞ 3-GURBETÇİ ARKADAŞIN KARŞI ÜSKÜDAR KIYILARINI ŞAŞKINCA SEYRETMELERİ - (Yıl-1965)
Küçük yaşlarda benim için de çok önemli idi Galata Köprüsü hatta köprünün ortasına kadar yürüyüp oradaki merdivenden aşağı inmek ve nargile içen adamları, oradaki karakolu görmek çok hoşuma giderdi. Karaköy ya da Eminönü vapurları kalkardı oradan ayrıca, oranın kokusu bile bir başka idi.
Bu işin nostaljik yanı; Galata Köprüsü eğer trafiği karşılayamıyorsa, Haliç'in kirliliğinin artmasına neden oluyorsa, dubalarının bakımı artık çok zor hale geldiyse ve Haliç'e Vapur giriş çıkışını engelliyorsa (şimdi hiç yapılamıyor galiba ) yenisinin yapılmış olmasına karşı değilim şahsen.
|
 | OSMANLI ÇARŞI ESNAFI - EYÜP / İSTANBUL (YIL-1900)
Bu dönemde Eyüp Haliç boyunca güneye doğru, bugün Haliç ile Eyüp Sultan arasında yer alan bölgede, genişlemiştir. Eyüp Sultan Camii Mahallesi’nin güneyinde Haliç boyunca yapılan Cezri Kasım Paşa ve Zal Mahmut Paşa camilerinin etrafında mahalleler oluşmuştur. Defterdar, Eyüp ve Hoca Efendi iskelelerinin varlığı bölgenin o zaman yoğun bir nüfusa sahip olduğunun göstermektedir. Evliya’ya göre bu mahallede üç yüz dükkanlı çarşıdan başka iki yüz elli çanak çömlekçi dükkanı vardır. Evliya Çelebi ve Kömürcüyan’ın verdikleri bilgiye göre, çömlek fırınları ve atölyelerinde çanak-çömlek, testi, tabak, yağ, bal, şarap ve su kapları, her türlü oyuncak imalatı söz konusudur. Kömürcüyan, Eyüp’ü tasvir ederken, bahçe ve bostanları, şehzade ve sultan hanımlarına ait konakları, saraya kar sağlayan kar kuyularını özellikle belirtmiştir.
|
 | KONAK-KARŞIYAKA VAPUR İSKELESİ ve TARİHİ SAAT KULESİ - KONAK-İZMİR (YIL-1963)
İzmir'in en bilinen sembollerinden biridir. Güzelliği ve narinliği ile Konak Meydanı'nı süslemektedir.1901 yılında 2. Abdülhamid'in tahta çıkışının 25. yılı için Sadrazam Küçük Said Paşa tarafından yaptırıldı. 25m yüksekliğindeki kulenin saati, Alman İmparatoru 2. Wilhelm'in armağanıdır. Dört köşesinde çeşmeleri bulunan Saat Kulesi'nin yazıtı yoktur. Hükümet Sarayı, Belediye binası ve Konak camii ile birlikte Konak Meydanı'nın kimliğini oluşturur. Tarih kesin olarak belli olmasa da, caminin bir 18.yy. yapısı olduğu anlaşılmaktadır. Bir öğrenci çalışmasında ise vakıf kayıtlarında caminin 1309 (1891-1895) tarihinde inşa olduğunun belirtildiği yer almaktadır.Birinci Dünya Savaşı yıllarında Vali Rahmi Bey'in camiyi onarttığı bilinmektedir.
|
 | MEVLEVİLER - OSMANLI (YIL-1800) KONYA
Mevlevi Töreninde yapılan Semah, Sufi, Tasavvuf Müziği * Ney; * Kanun;* Kemençe; * Kudüm gibi özel çalgı aletleri ile çalınırdı. Örneğin aşağıda isimleri belirtilmiş tarzlarda musiki icra edilirdi.
1.Çerağ 2.Kurân -ı Kerîm 3.Na' t -ı Mevlânâ 4.Ney Taksimi 5.Hüseyni İlâhi 6.Kemençe Taksimi 7.Kurân -ı Kerîm / Gülbank
|
 | İSTANBUL - YEŞİLKÖY (Şimdiki ATATÜRK AIRPORT) HAVAALANI - (Dönemin Başvekili-BAŞBAKAN merhum ADNAN MENDERES'in LONDRA-Gatwick de DÜŞÜP KAZADA UÇAK İÇİNDEN KURTULAN BEŞ KİŞİDEN BİRİYDİ) THY-SEV UÇAĞI (Yıl-1959) Yeşilköy'deki Atatürk Havalimanı'nın terminal kapasitesi yılda 20 milyon kişi ama meydanın uçak kapasitesi yetersiz; taksi yolları ve uçak park alanları yetersiz, pisti yetersiz...
|
 | (THY) TÜRK HAVA YOLLARI - YIL(1945-1970) UÇAK FİLOSU ... (Üstten Aşağıya doğru) 1* VISCOUNT (5-Adet) 2* C47 ve 3* DOUGLUS-DC3 ( dakota ) (Toplam-21-Adet) 4* FOKKER F27 (8-Adet) THY, 20 Mayıs 1933 tarihinde Savunma Bakanlığı'nın bir bölümü olarak Devlet Hava Yolları İşletmesi İdaresi adı altında Ankara'da kuruldu. O zamanlardaki ismiyle Devlet Hava Yolları İşletmesi, şimdiki adıyla THY 5 uçak ve 23 koltuk kapasitesi ile Ağustos 1933 tarihinde operasyona başladı.
1933 yılındaki filo :
2 adet King Bird (5 koltuklu) 2 adet Junkers F-13 (4 koltuklu) 1 adet ATH-9 (10 koltuklu) 1935 yılında Bayındırlık Bakanlığı'na, 1938 yılında ise Devlet Hava Yolları Umum Müdürlüğü adı ile Ulaştırma Bakanlığı'na bağlandı. İlk uluslararası sefer 1947 yılında Atina'ya yapıldı. 1 Mart 1956 tarihinde, şirket yeniden yapılandırılarak 60 Milyon TL sermaye ile Türk Hava Yolları Anonim Ortaklığı kuruldu. THY, Mart 2006 itibarı ile 88 uçağa ve yaklaşık 11.000 kişilik bir işgücüne sahiptir.
|
 | ANKARA-ADANA ÇUKUROVA MOTOTRENİ - TOROS DAĞLARI - ÇİFTEHAN-ŞEKERPINAR ARASI -(YIL-1964)
Bağdat Demiryolu için hayati önem taşıyan Toros tünellerini inşa eden Alman mühendisler 1905 yılında Adana yakınlarındaki Belemedik'e şantiye kurdu. Şantiyeyle birlikte hastane, okul, kilise v.s. yaptılar! Ama Alman mühendislerden geriye kalan en görkemli yapı, 100 yılın sıcağına, soğuğuna, depremine bana mısın demeyen Hacıkırı Demiryolu Köprüsü oldu. 200 metre uzunluğunda, 100 metre yükseklikteki köprü, 100 yılın depremlerine ve zor koşullarına rağmen ayakta kaldı. Trenlerin 'aşılmaz' denilen Toros Dağları'nın arasından geçip gitmesini sağlayan ve 'bir mühendislik harikası' olarak nitelendirilen köprü, kuruluşunun 100'üncü yılında Çukurova'da turizme kazandırılmak isteniyor.
|
 | (TCDD) TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLET DEMİR YOLLARI - Üç Dönemi hatırlatan NOSTALJİ TRENLER ve TARİHİ ANKARA TREN GARI- (YIL-1960) 1938 yılında yapılmış olan garın mimarı macar asıllı.arkasındaki boş arazi (tandoğan a kadar uzanan )o senelerde hava alanı olarak ta kullanılıyomuş.işte böyle..bozkırın ortasında yeşeren bir başkent.yoktan varedilmiş tıpkı cumhuriyetimiz gibi. TCDD bu gün cok önemli bir kurum gibi görünmesede zamaninda ulasimin temel tasıydı..Kurtuluş savaşında (1920) Ankara Garı, şimdi Müze olan Direksiyon Binası (ATATÜRK'ün kullandığı ve ikamet ettiği binaydı...) |
 | DENİZ DİBİ ve BALIK ADAMLAR
İnsanların denizleri, gölleri, nehirleri ve bu ortamlarda yaşayan canlılara merakı, onları tanıma ve yararlanma çabaları Milattan yüzyıllarca öncesine dayanır. Bilimsel yönden bu konu Batı’ da 18.yy. da ağırlığını koymaya başlar. 20. ikinci yarısından sonra balık bilimi, balıkçılık bilimi ve deniz bilimi ve tüm pozitif bilimlerdeki aşamalar ve gelişen teknoloji ile beraber ilgili birikimleri ve uygulamalar açısından doruk noktasına erişir. Türkiye Karadeniz’ de 247 tür, Marmara Denizin’ de 200 tür, Akdeniz’ de ise 285 tür balık yaşamaktadır. Tüm denizlerimizdeki balık türleri yaklaşık 350 dolayındadır. Ege ve Akdenizdeki balıkların bir bölümü 1876’ da Süveyş kanalının açılmasıyla Hint Okyanusundan gelerek kıyılarımıza yerleşmişlerdir. İçsularımızda ise 26’ sı ekonomik değer taşıyan 192 tür balık yaşamaktadır.
|
 | ***DİNLER ve MEDENİYETLER *** BÜTÜN DİNLER ve MABETLERİ HER MÜMİNE(Dindara) AÇIKTIR...***DİNLER BÜTÜN İNSANLARA BARIŞ+SEVGİ+SAYGI VERİR...vede VERMELİDİR.*** Resimde*(Soldan-->Sağa) Hiristiyan Ortodoks Kilisesi-Papaz+Piskopos(Hiristiyan Ortodoks Din Adamları) - Müslüman(İslam) Camii-İmam(Müslüman Din Adamı) - Musevi ve Yahudi Sinagogu-Haham(Musevi-Yahudi Din Adamı) - Hiristiyan Katolik Klisesi-Rahip(Hiristiyan Katolik Din Adamı) ve Yahudi...TEMSİLİ RESİMLERİ
|
 | İSTANBUL - KABATAŞ-ÜSKÜDAR ARABALI VAPUR SEFERLERİ - ÜSKÜDAR İSKELESİ -(Yıl-1966) ÜSKÜDAR.......Üsküdar tarihsel mirası ve zengin kültürel kimliği ile İstanbul Anadolu yakasının en güzel köşesidir. İlçemiz Osmanlılar devrinde oya gibi itina ile işlenerek cami, medrese, saray, köşk ve yalılarla süslenmiş adeta Açıkhava müzesi haline gelmiştir. Kuzguncuk da "Aynı duvarı paylaşan" kilise ve camisi ile hoşgörünün en güzel örneğini vermektedir. Gönüller Sultanı Aziz Mahmud Hüdayi Hazretlerinin türbesi gibi birçok türbenin Üsküdar'da bulunması da manevi havayı kuvvetlendirmektedir. Kızkulesi, Beylerbeyi Sarayı, Mimar Sinan'ın eseri olan Mihrimah Sutan Cami, Şemsipaşa Cami gibi pek çok önemli tarihi eserleri de görebilirsiniz.***Bir gemi yanaşır Üsküdar'a nazlı nazlı, Selam verir güverteden sevgililer Marmara'ya. Karışır yürek atışları bembeyaz martı seslerine. Bir gemi yanaşır Üsküdar'a...
|
 | İSTANBUL- KARAKÖY'den EMİNÖNÜ'ne BAKIŞ ve TARİHİ GALATA KÖPRÜSÜ - (YIL-1956-1957) Eminönü....Nüfusu 1955 yılına kadar artmaya devam eden Eminönü İlçesi'nin önemli semtleri, zamanla konut alanı olmaktan çıkıp, ticaret bölgesine dönüşünce, azalma sürecine girmiştir. 1990 yılında 83.444 olan nüfusu, son nüfus sayımında 55.548 olarak tespit edilmiştir. Yüzölçümü 5 km2' dir. İlçenin belli başlı semtleri: Eminönü, Sirkeci, Bahçekapı, Cağaloğlu, Sultanahmet, Süleymaniye, Çemberlitaş, Çarşıkapı, Beyazıt, Laleli, Kadırga, Gedikpaşa, Kumkapı, Çatladıkapı ve Mahmutpaşa'dır.
|
 | NOSTALJİ......S İ N E M A - (YIL-1950) Daha ilk gösteriminden itibaren yoğun ilgi gören sinema günümüzde de yaygın bir eğlence aracıdır.ilk dönemlerinde dünya sinemasında Fransız oyuncular hakimdi. ilk sinema imparatorluğu Fransa'da kurulmuştu. (Charles patche). Amerika'da ise nicelodeon sinema salonlarının yayılması ile ardı arda film yapım şirketleri kurulmaya başladı. Hollywood un temelleri bu donemde atılmıştır. 1927 ye kadar bütün filmler sessizdi. İlk sesli film 1927 de çekilen şarkıcı Al Jolson'un oynadığı Caz Şarkıcısı'dır. 1930 lar renkli sinemaya geçiş dönemi oldu. Üç temel renk kullanımına dayanan technicolor yöntemi ilk kez Walt Disney'in Üç Küçük Domuz(1933) adlı çizgi filminde kullanıldı. Ülkemiz sineması açısından önemi ise her ne kadar dışarıdan etkilenilmişse de uluslararası bir dil kullanılmaya çalışılmıştır.Dünya sineması 80'lere kadar olağan gelişimini sürdürdü. 80'lerden sonra ise bilgisayar teknolojisi sinemayla kullanılmaya başlandı.
|
 | TUNUS CUMHURİYETİ -الجمهورية التونسية -(El-cumhuriyyet-üt-Tunisiyye) Tunus, Kuzey Afrika'da, Akdeniz'e kıyısı olan bir Arap İslam ülkesidir. Batısında Cezayir doğusunda Libya ve Akdeniz Kuzeyinde de Akdeniz yer alır. Ülkenin güney kısmını Büyük Sahra Çölü kaplar. Cografi durumu: Topraklarinin % 30'u tarim alani, % 18'i otlak, % 3'ü ormanlik ve çaliliktir. Tarima elverisli alanlar daha çok Akdeniz kiyisindaki Mecerda bölgesindedir. Bu bölge Mecerda irmagiyla sulanmaktadir. Güneyde Cezayir sinirina yakin bölgeler kum çölleriyle kaplidir. Ülkenin kuzeyinde Akdeniz iklimi, güneyde ise kurak step iklimi hâkimdir.
|
 | AYDIN.....E F E L E R İ..... HARMANDALI OYNUYOR / AYDIN - (2004)
HARMANDALI....efelerın dağlardaki yaşam şartlarının getiriği zorluklardan (moka basmamaya calısma) ortaya cıkmıs oynarken bir başka asaleti olan, sakın sakın oynanan yörem oyunu......ege düğünlerinin; çocukluğum düğünlerinin vazgeçilmez finali; bislenen tek parçası... alanda kollarını iki yana açmış bi sürü devasa adam... nerdeyse kudsileşen surat ifadesiyle zevkten kaç köşe olacağını şaşırmış davulcu, ciğerlerini patlatırcasına asılan zurnacı.....ucundan kıyısından ege ile bağlantısı olanlarda; ezgi başlar başlamaz bir takım istemsiz kas hareketleri başgösterir. iyiden iyiye egeli olanlar ise kontrolü toptan kaybedip ilk müsait alanda diz vururlar zeybeğe dururlar
|
 | ÜNLÜ AMERİKALI YÖNETMEN ve CAZ MÜZİĞİ YAPAN KLARNETCİ "WOODY ALLEN" in CARLYLE HOTEL Manhattan / NEW YORK 'da BİR KONSERİ - (YIL-1978)
Ünlü yönetmen, oyuncu ve yazar Woody Allen, Aralık -2005 ayında caz grubuyla birlikte İstanbul'a geldi. Alen 29 Aralık 2005 akşamı sevenleriyle buluştu.İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı'nın yeni yıl konseri kapsamında gelen Woody Allen ve New Orleans Jazz Band, 29 Aralık akşamı Lütfi Kırdar Kongre ve sergi Sarayı Anadolu Salonu'nda İstanbullular'la çok muhteşem bir müzik konseri verdi.
|
 | SOKAKTAKİ KEMANCI - KUŞADASI / AYDIN - (YIL-2004) *Güneş, deniz, kum ve tarih!.. Kuşadası ülkemizin en güzel tatil yerlerinden biri . Uçakla İzmir'e gelirseniz 45 dakikalık bir araba yolculuğundan sonra bu güzel kentimize ulaşabilirsiniz. *Görmeden dönmeyin.....Bir ya da iki gününüzü tarihe ayırmaya ne dersiniz? Efes Antik kenti, Meryem Ana'nın Evi. Didim, Priene ve Milet. Selçuk kasabası ve Şirince köyü. Hepsi bu bölgede. *Bir akşam yemeğini limanın hemen yanındaki Lokanta ve Restoranlarda yiyebilirsiniz.Akşamları açık büfe yemekleri harika Kuşadası manzarası eşliğinde enfes.
|
 | ANTAKYA - HATAY - BÜYÜK ÖNDERİMİZ ATATÜRK'ün ÖLÜMÜNDEN BİR YIL SONRA - YIL-1939'da ( HATAY CUMHURİYETİ/ ANTAKYA ) YURDUMUZ TÜRKİYE'ye İLHAK (DAHİL) OLMUŞTUR. (Resim Temsili olarak -YIL-1966'yı canlandırıyor.) Şehrin en büyük akarsuyu olan Asi Nehri, Suriye topraklarına kadar uzanmaktadır. Harbiye Şelalesi de turizm açısından önemli bir yer teşkil etmektedir.Antakya her gün binlerce kişinin uğradığı ve konakladığı ticaret ve kültür merkezi olmuştur.M. Kemal Atatürk Hatay’a büyük önem vermiştir. Hatay’da Türk ve Fransız ordularının garantisi altında, Hatay Cumhuriyeti ilan edilmiştir.Hatay Devleti ile Türkiye arasındaki münasebetler hızla gelişti. 23 Haziran 1939’da Hatay Millet Meclisi toplanarak anavatana katılma kararı aldı. Aynı gün Türkiye ile Fransa arasında bir anlaşma yapılarak Hatay’ın Türkiye’ye katılma kararı kabul edildi. .7 Temmuz 1939 tarihinde Hatay vilayeti kurularak Türkiye’ye yeniden kazandırılmıştır |
 | MARDİN - TAÇ KAPI - (1381-1382) Bütün ovaya hakim debdebeli ve kalabalık günlerini geride bırakmış, yaklaşık altı yüz yıldır sessiz ve dingin olduğu yerde zamanı durdurmuş gibidir. Bütün zenginliği bir gerdanlık gibi kendini süsleyen taç kapısında toplanmıştır.Karaman oğlu Alaeddin Bey’in karısı ve I. Muradın kızı olan Nefise Sultan tarafından 1381-1382 yıllarında mimar Numan bin Hoca Ahmet’e yaptırılmıştır. Yöresel mimariye uygun kesme taştan, dikdörtgen planlı yapının; kelimelerle anlatılamayacak kadar muhteşem, beyaz mermer taç kapısı dikkati çeker. Taç kapı nişi geometrik ve bitkisel motiflerle oluşturulmuş dört sıra bordür ile çevrilidir. Bunun iki yanında mihrap nişlerinin kenarlarına sütunlar yerleştirilmiş, kemerlerin içi mukarnaslar ile doldurulmuştur. Taç kapının arkasındaki giriş eyvanından avluya geçilir. Mardin adı Merdin’den gelir. Kaleler anlamına gelen Merdin ismi halk arasında bugün de kullanılmaktadır. |
 | TÜRK SANAT MÜZİĞİ – FASIL Millî kültür millet olmanın temel şartıdır. Ondan uzaklaştıkca, millet olma özelliğimiz kayıba uğrar. İşte o zaman yabancı ideolojiler, yabancı kültürler, açık pencere ve kapılardan topluma sızar ve gençleri rahatlıkla etkisi altına alır. İşte millî kültürümüzü ayakta tutan temel taşlardan birisi de şüphesiz "MİLLÎ MÛSIKÎ" mizdir. Burada önderimiz ATATÜRK'ün Türk Mûsıkîsi hakkındaki sözlerine yer vermek istiyorum, bu sözleri nakleden de Riyaset-i Cumhur Fasıl Heyeti'nin 15 sene şefliğini yapmış, Atatürk ile devamlı görüşen Binbaşı Hâfız Yaşar Okur'a aittir;". . . Atatürk, her millî varlığa olduğu gibi, millî mûsıkîmize de büyük bir önem vermişlerdi. Özellikle, Klâsik Türk Mûsıkîsi'ni çok severdi. Atatürk, Türk Mûsıkîsi'ne bağlı idi, hatt'a onun aşığı idi. Bugünkü Türk Mûsıkîsi'ni canlandıran, Cumhuriyet'in ilanından sonra Atatürk'ün Türk Mûsıkîsi'ne candan gösterdiği ilgidir ki bu sayede, hâlen Türk Mûsıkîsi her yerde rağbet görmektedir.
|
ÇİZGİLERİN DİLİ - KİTABI......(Beklenilen AN)...........TAMAMLANDI ve ÇIKTI...!
 | Resimli-Belgesel çok şirin ,küçük bir bilgi Ansiklopedisi
KİTAP için MÜRACAAT*E-mail* ayferkoni@yahoo.com
|
***********ÇİZGİLERİN DİLİ *** VİDEO Gösterisi***********
WEB SİTEM ***01/MAYIS/2005*** TARİHİNDEN İTİBAREN ŞU ANA KADAR ..... | | |
107114 kere ziyaret edilmiştir.
|
|
|
|